Coğrafyanın Tarihçesi ve gelişmesi nedir, ilk Coğrafyacılar

Coğrafya en eski bilim dallarından biri sayılır. İlk çoğrafyacılar eski Yunanistanda ortaya çıkmışlar, o çağda çoğrafyaya ”doğa tarihi” yada “doğa felsefesi” denilmiştir. Gerçektende ,Miletoslu Thales ve Heredotus gibi eski Yunan coğrafyacılarının çoğu , aslında birer tarihçi ve felsefecidir. Coğrafyayla ilgili yapıtlarıda daha çok çevrelerineilişkin bilgileri içerir. Coğrafya sözcüğü , yunanca “yerin betimlenmesi” anlamına gelen sözcüklerden türetilmiştir.
    Eski Yunanlılar, o dönemde bilime batı dünyasına , özelliklede Akdenizin doğu kesimine egemen olup , ticaret yapmak , yeni Ticaret merkezleri kurmak için denizlere açılmış , denizlere açılan Yunanlı denizçiler havanın açık olması önemli olduğundan hızlı ve güvenli yolculuklar yapa bilmek için rüzgarlarıda incelemişlerdir. Coğrafyanınbir bilim dalı haline gelmesine en önemli etkenlerden biri , eski Yunanlıların gözlemlerini ve düşüncelerini yeni kuşaklara aktarmak için kağıda dökmüş olmalarıdır. Bu konuda Mısırdaki Nil ırmağını , Taşkınlarını , deltasındaki değişmelerini anlatan incelemeler önemlidir. İ.Ö.V. yy ‘da Heredotos, ilk çağlayanına kadar bir yolculuk yaptığı Nil ırmağını Kitabında anlatmış ve Nilin kaynağı konusundaki varsayımını ortaya koymuştur. Eski Yunanlılar genel olarak yer ile ilgili çalışmalarda yapmışlardır. Dünyanın  yuvarlak olduğunu ilk anlayan kişilerden Aristoteles (İ.Ö.IV. yy.) bu yargıya felsefi akıl yürütme ve astronomi gözlemleri yoluyla ulaşmıştır. Dünyanın yuvarlaklığı düşüncesini İskenderiye kütüphane yöneticisi Eratosthenes de desteklemiş dünyanın ölcülmesi üstüne adlı yapıtında boylam yayını ölçerek elde ettiği dünyanın cevresinin uzunluğunu vermiştir. Rodoslu astronom Hipparkhos (İ.Ö.II. yy.) dünyadaki yerlerin konumunu belirlemek için ,günümüzde kullanılan enlem ve boylamların öncüsü olan cizgiler sistemi değiştirmiştir. 
      Strabon (İ.Ö. 63-İ.S,21),Cografya adlı 17 ciltlik yapıtında, Galya ve İngiltere’den İran’a , Karadeniz’den , Etopya’ya kadar yolculuklarını anlatmıştır. Dolaştığı bölgeler ve bu bölgelerde yaşıyan insanlarda ilgili betimlemelerinde atlamalara , yanlışlıklara raslanırsada , betimlemelerini kalıcı olmayan , yapay olarak çizlmiş siyasal sınırlar içinde değil , dogal sınırlar (sıra daglar , akarsular gibi) içinde ele aldığı için bölgesel coğrafyanın kurucusu sayılmaktadır.
     İskenderiyeli Ptolemaios (İ.S 100-170) eski coğrafyacıların en ünlüsüdür.Bölgeleri boyutlarına göre sıfıflandıran , ayrıntılı alan incelemeleri yaparak fiziksel coğrafyayı sistemlemiştir.Eldeki bilgileri değerlendirerek çizdiği ve dünyanın o dönemde bilinen bölümünü içeren haritası gerçeğe çok yakındır. 8 ciltlik Coğrafya Rehberi adlı yapında bilinen bütün yerlerin listesi, kendi bulduğu yönteme göre belirlediği enlem ve boylamlarıyla belirtniştir.
 
KEŞİFLER ÇAĞI.
 
Haçlı seferleri sırasında Avrupalılar , Avrupa dışındaki “dünya”yla ilgilenmeye başladılarsada , dünyanın bilinmeyen yerlerinin tanınmasına , Coğrafi betimlemeler yapılmasına , haritalar çizmesine ilgi , özellikle Rönesansta , “keşifler çağı” diye adlandırılan dönemde Bartolomu Diaz , Vasco De Gama ve Kristof Kolombun    XV. yy. sonundaki gezileri sayesinde canlandı.
  Daha 1507’de Alman haritacı Martin Waldseemüler  (1470 d. 1521’e d. ) Kuzey ve Güney Amerikayı içeren bir dünya haritası çizdi. Yen, dünya için “Amerika” terimi ilk kez bu harita üstünde kullanıldı. 15 yıl sonra Ferdinand Magellanın yol arkadaşları , dünyanın cevresini dolaşar yuvarlaklığını kanıtladılar. Bu bilgi bazı ölcüm ve gözlemlerin daha doğru yapılmasını sağladı ; Hollandalı Gerardus Mercator gibi yeni kuşak haritacıların yetişmesine yol açtı. Mercator , daha önce yapılanlara oranla çok daha doğru olan bir dizi harita yayınladı. Bunların arasında özellikle , meridyen ve paralelleri birbirini dik kesen harita izdüşüm sistemini (sonradan adı verildi) kullanarak çizdiği ünlü deniz yolları haritası (1569) da vardı.Ama coğrafyayı bir bilim dalı olarak canlandıran , Bernhardus Varenius (1622-50)oldu. Geographia Generalis (Genel Coğrafya , 1650)
adlı yapıtında bölgesel coğrafya kavramını ortaya attı. Yeryüzünü etkiliyen rüzgar , deniz , vb. etmenleri ele alıp, nedenlerini ve etkilerini açıklamaya çalıştı. Yapıtı 150 yıl süreyle temel çoğrafya kitabı olarak kullanıldı. Kant , Goethe ve Montesquieu gibi  XVIII.yy. filozof ve yazarların , insan ile cevrenin karşılıklı etkileşmesini konu  alan beşeri coğrafyayla ilgilendilersede , coğrafyanın gelişmesi XIX.yy. a kadar durdu ve coğrafya , bir ölcüde , yer bilimi özdeşleştirildi.
Bu içerik internet kaynaklarından yararlanılarak sitemize eklenmiştir

YORUM KÖŞESİ






1 + = iki